Bundan 48 yıl önce, lise 2'nci sınıfta iken ilk köpeğim LiZ'i, Fransa'dan Bordeaux Gordon Setter Kulübü'nden bulup getirmiştim. O yıllarda aradığım köpeği Türkiye'de bulamayacağımı ustalarımdan öğrendim, tıpkı bildiğim çok şeyi onlardan öğrendiğim gibi. Liz 12 yaşına gelip yaşlandığında, Brüksel'de Kurzhaarlarıyla meşhur bir üreticiden, Safkan Braq'ı aldım. Hedefim hep daha iyisini bulmaktı. Sonra Pointer'e merak sardım. O sırada duydum ki, fermasına bayıldığım pointerlerin en iyileri İtalya'da Emilio Grizzo adlı bir yetiştiricide. Bugün Türkiye'deki muhteşem pointer ırkının ilk babası Jet ve annesi Vespa'yı işte o yıllarda İtalya'dan alıp getirdim. Derken ingiliz setterleri..
Bundan 2 yıl önce YABAN'ın, dünya kalitesinde bir köpek maması üretme projesi işte bu düşünceler üzerine başladı. Köpek beslenmesi konusunda dünya çapında bilgisi olan yabancı uzmanlar, üretimde kalitesini kanıtlamış deneyimli profesyoneller, en iyi hammaddeyi temin edebilecek tedarikçiler... Hepsi ile biraraya geldik ve YABAN'ın özel formülleri böyle ortaya çıktı. Bu o kadar önem verdiğim bir projeydi ki, özel formülümüze göre üretilen ilk numuneleri tam 1,5 yıl süresince bizzat kendi köpeklerim SON ve ICE 2'de test ettim. İyi köpek beslediğine inandığım 25 kişiye de YABAN KÖPEK MAMASI'nı test ettirdik. İftiharla söyleyebilirim ki, YABAN KÖPEK MAMASI dünyanın en iyilerindendir. Dünya kalitesinde bir mamanın Türkiye'de, Bir Türk markasınca üretilmesi üstüme vazife değildi ama bu başarının ortaya çıkmasındaki emeğim nedeniyle gurur duyuyorum.

DOKTOR ALİ BÜRKEV
Liz, Braq, Tetik, Vespa, Jet, Fındık, Bill, Boby, İCE, gordonlar, kurzhaarlar, setterler, puanterler ve daha nice efsane köpekler. Araştırdım, sordum, okudum, buldum. "Yahu neden bu kadar üzerine düşüyorsun, üst tarafı bir köpek, bu kadar uğraşılır mı?" diyenler az değildi. Ama işte o dünyanın dört bir yanından bulup getirdiğim yavrular, Türkiye'de ırkının en iyi örnekleri olan köpeklerin yetişmesinde başı çekti. ÜSTÜME VAZİFE DEĞİLDİ AMA YAPTIM. Her defasında bu güzelim köpekleri nasıl beslediklerini de sorar, merakla dinlerdim. Bana hep bir takım mama markalarının ismini verirlerdi. Köpek getirtmenin yanısıra başıma bir de yurtdışından kuru mama getirtme işi çıktı. Avrupa'ya giden arkadaşımlarım ve akrabalarımdan hep mama isterdim. O 30 kiloluk yükleri taşımak zordu. Uçaklardaki fazla bagaj parası da ayrı bir problem. Çok uğraştım, çok da para harcadım. Köpeği bonfile ile besleseydim, daha ucuza gelirdi. Türkiye'de böyle kaliteli mamalar olsa da hem bu masraftan, hem de bu dertten kurtulsak diye düşünürdüm.
© Copyright 2009 YABANMAMA All Rights Reserved
www.yabanmama.com